Aşk Hayatınızın Bilinmeyen Yönleri
Aile & İlişkiler

Aşk Hayatınızın Bilinmeyen Yönleri

Aşk Hayatınızın Bilinmeyen Yönleri, Aşk yalnızca biyolojik bir ihtiyaç değil aynı zamanda ruhsal bir ihtiyaçtır ve çok daha derinlerde gizli olan ve dünyada çok az insanın gerçek anlamda tecrübe ettiği kutsal bir duygu halidir.

Aşk Hayatınızın Bilinmeyen Yönleri, Aşkın Bilinmeyen Yönleri, Aşk Hayatınızın Bilinmeyen Gerçekleri, Aşkın Bilimsel Yönleri, Aşk Nedir.

İşte aşk hakkında bilmedikleriniz.

Kalp simgesi hayatımıza 1250 yılında girdi.
Evlilik sitesi kurucusu olan bir adam kendi sevgilisi tarafından aldatıldı. Hem de adamın kurduğu siteden arkadaş bularak.
Aşık olan ve ilişkiye başlayan kişiler en yakın arkadaşlarına karşı mesafe koyuyor hatta bazıları görüşmüyor bile.
İnternetten tanışarak evlenenlerin sayısı yüzde 23 arttı.
Romantik bir aşk biyokimyasal olarak ciddi obsesif-komplüsif ruh hastalığından ayırt edilemiyor.
Dünyada her gün 3 milyon kişi ilk buluşma gerçekleştiriyor.
Aşk iş hayatındaki verimi düşürüyor.
Aşk evliliklerine geçiş 18. yüzyılda gerçekleşmiş.
Dönem dönem aşk hep farklı anlatıldı. Fakat Antik Yunan’da durum daha farklı. Aşık olan kişi elma fırlatarak aşkını ilan ediyormuş.
Sarılmak ya da kucaklamak ağrı kesici etkisi yapıyor. Tıpkı ağrı kesiciler gibi sinirleri uyaran bir salgı yayarak sakinleştiriyor.
Erkeklerin büyük çoğunluğu kadınlardan önce ”seni seviyorum” diyor.
Aşkta ilk önce yüz değil vücut önemli. Aşık olunan kişinin ilk önce vücudu sonra yüzü en son ise iç güzelliği önemli.
Aşık çiftler 3 dakika boyunca birbirlerine baktıklarında kalpleri aynı ritimle atmaya başlar.
Filofobi yani aşık olmaktan korkma hastalığı, psikolojik rahatsızlıklar arasında yer alır.

Aşk Hayatınızın Bilinmeyen Yönleri

Aşk Hayatınızın Bilinmeyen Yönleri. Görsel, google.com.tr

Aşk Hayatınızın Bilinmeyen Yönleri

Daha Önce Hiç Duymadığınız Aşk Hakkında İlgin Bilimsel Gerçekler
Aslında aşık olduğumuzda yaşadığımız o büyük duygusal patlamalar büyük oranda vücuttaki bazı kimyasal değişimler ve hareketlilikten kaynaklanıyor. Kimyasal değişikliklerden kastımız aslında hormonlar. Evet aşık olduğumuzda kendimizi tamamen hormonların kontrolüne bırakıyoruz desek yanlış olmaz.

TAVSİYE YAZI;  Kadın Hep Kadın, Erkek Her Yerde Erkek

Bir kadından ya da bir erkekten hoşlanmaya başladığınızda vücudunuzda geri dönüşü olmayan bir kimyasal süreç başlamış olur. Bundan sonrası yaşananları adım adım şöyle açıklayabiliriz:

Hoşlanılan kişinin yakınındayken büyük bi heyecan duymamızın asıl nedeni aslında vücuttaki adrenalin oranının artmasıdır.

Aşık olduğumuz kişi hakkında hemen hemen hiçbir olumsuzluk düşünmeyiz. Onun hiçbir kusurunu görmeyiz. Bunun da aslında basit ama hayati bir nedeni var. Aşık olduğumuz kişinin kusursuz, mükemmel ve dünyanın en güzel insanı olduğunu düşünmemiz ilişkimizin daha kolay başlamasını ve daha sorunsuz devam etmesini sağlıyor. Bunun da nedeni aslında beynimizdeki birtakım kimyasal hareketler. Ama hangi hormonun ya da maddenin aşkımızı kusursuz bulmamıza neden olduğu ise tam olarak bilinmiyoruz.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre aşık olduğumuzda kortizol hormonu seviyemizde ciddi bir artık oluyor. Kortizol bize güç veren, özellikle stresli durumlarda stresi kontrol altına almamızı sağlayan hormon. Kortizol hormonu ile ilgili bir önemli bilgi de şu: Uzun süre yüksek oranda salgılandığında vücutta zararlı etkileri olabiliyor. Bu stresin vücudumuza zararı da aslında bu yolla oluyor.

TAVSİYE YAZI;  Evlilikte Güven Duygusunu Sürdürme

Aşık olunduğunda kadınlarda testosteron seviyesinin yükseldiği de bir bilimsel gerçek. Bunun nedeni ise kadın-erkek arasındaki farklılığı mümkün olduğu oranda azaltmak.

Yapılan bilimsel çalışmalara göre insanlar genetik olarak farklı oldukları insanlardan daha çok hoşlanıyor ve onlara aşık olma eğilimi gösteriyor. Çünkü karşınızdaki genetik olarak sizden ne kadar farklıysa ondan doğacak çocuklarınız da o kadar sağlıklı oluyor. Bu Türkiye’deki sarışın kadın ya da erkek tutkusunun da açıklaması olabilir.

KAYNAK : http://www.kadinvekadin.net/ask_hakkinda_bilinmeyenler.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir