Sizi en iyi kim anlar ?

Sevgilinizi Kendiniz için Affedin

Onu kendiniz için affedin, Affetmemek, hem ruh sağlınız için bir yük, hem de ilişkinizi

Affetmek, yaşanılan olayın etkisinden kurtulmak için, kişinin öncelikle kendisi için attığı bir adımdır. Affedemeyen kişi, yaşanılanları değiştiremez. En fazla bundan sonrası için ne yapacağını belirleyebilir. Olayın etkilerini, hayat boyu bizi etkilememesini, cebimizde taşımamamızı sağlar. Affetmemenin bizi nasıl etkilediğini görmek istiyorsak, olayı aklımıza getirip o an neler hissettiğimizi görebiliriz. Eğer yoğun duygular yaşıyorsak hala affedemediğimizi gösterir. Ayrıca affedemediğimiz için o duyguları depoladığımızı, en küçük bir kıvılcım (onu görmek, TV de benzer haberler, başkasının başına geldiğinde, konuyla ilgili bir haber vs.) ile nasıl alevlendiğini görebiliriz. Oysa affetmemek, hem ruh sağlımıza bir yük, hem de ilişkinin devamı için koca bir engeldir. İlişiklinin ya iyileştirilmesi ya da bitirilmesi kararı da affetme sürecinin tamamlanması ile daha sağlıklı verilebilir.

Neden affedemeyiz

– Affetmek istemeyen kişinin en büyük kaygılarından biri de aynı şeyi tekrar yaşamaktır. Bu nedenle çoğu zaman aynı şeyi tekrar yaşamamak için affetmek istemez. Olayı sıcak ve gündemde tutar. “Unuttum sanma” mesajı verir.

– Affetmek istemeyen kişi, “Bu kadar basit olmamalı” diye düşünerek affetmek istemez. Bunun hemen affedilmesi ve gündemden kalkması halinde yapanın yanına kar kalacağını düşünür. Bedel ödetmek ister. Bu olayın kendisi için ne kadar ağır olduğunu olayın etkisinin affetmemekle sürdürerek göstermek ister.

– Affetmeyen kişi, affetmesi halinde kendisinin, kendisine zarar verenin ve çevredeki insanların onu zayıf, gurursuz ve aciz olduğunu düşüneceğini zannedeceğini düşündüğü için affetmek istemez.

– Affetmek istemeyen kişi, affederse hiç bir şey olmamış gibi, ilişkinin yürümesi gerektiğini düşünür. “Affedersem barışmam lazım” diye düşünür.

– Affetmek istemeyen kişi, bedel ödetmek ister. Diyetini ister. Karşıdaki kişinin çabası, dayanması ve bedel ödemesi ile hem kendisine verdiği değeri ölçer hem de ödeştiğini düşünür.

– Affedemeyen kişi, yapılan davranışı kişiliğine ve kendisini değersizleştirmeye yönelik bir saldırı olarak algılar. Affetmeyerek değerini korumaya ve toparlamaya çalışır.

Peki affetmek nedir

Affetmek, öncelikle kendimiz için, ruh sağlımız için geçerli olan bir davranıştır. Affetsek de affetmesek de geçmişte yaşanılanı değiştiremeyiz. Sadece korunma ve kırılmanın yansımalarını yaşarız. Yukarıdaki affetmek istemeyen kişinin düşündükleri aslında yanlış olanlardır. İnsanlar affetmeyi taviz vermek olarak algıladıkları için affedemezler. Ayrıca, affedilmesi gereken kişinin de çaba göstermemesi ve hatasını kabul etmemesi de affetme sürecini engeller.

Öncelikle biz affedeceğiz. Bunun yanında karşıdaki kişi bize değer veriyor, bizimle ilişkisini sürdürmek istiyorsa onun da fazlasıyla öz eleştirisini yaparak hatasını kabul ederek çabalaması gerekiyor. Fakat karşımızdaki insan, hatasını kabul etmez ve bizimle ilişkisini sürdürmek istemezse, hatta hatasını kabul etmese bile bizim yine affetmemiz gerekir. Onunla ilişkimizi keserek de affedebiliriz. Yani affetme, karşıdakine bağlı olmadan yapılan bir çalışmadır. Mutlak olarak affetmemiz karşıdakinin çabasına bağlı olmamalıdır. Onun çabası belki iletişim/ilişkinin devamına katkı sunabilir. Diğer yandan affetmeyerek, hata yapan kişinin bedel ödemesini sağlar, ödeşme mantığını ona aktarmış oluruz. “Ben hata yaptım o da affetmeyerek bana bedelini ödetti”. Düşüncesiyle hata yapanda suçluluk, pişmanlık ve mahcubiyet duygularının önüne geçmiş oluruz. Yani o affedilmeyerek hatasının bedelini ödediğini düşünür.

Affetmek;

– Yaşanılan olayın duygusal etkisinden ve düşünsel patinajından kendimizi kurtarmaktır.

– Yaşanılan olaydan dolayı kendimizi kesinlikle suçlamamaktır.

– Yaşanılan olayı günün şartlarıyla beraber alıp kendimizi de bizi üzeni de affetmektir.

– Affetmek, yaşanılanla ilgili kin, öfke, nefret, kızgınlık, kırgınlık gibi duyguları yaşamımız boyunca cebimizde taşımamaktır. (Taşısak sanki neyi değiştireceğiz?)

– Affetmek, yaşanılan olayın etkisinden kurtulmak, onun yarattığı duygulardan dolayı kurban rolünü üstlenmemektir. (Affetmeyen insanlarda özgüven kaybı yaşanır.)

– Affetmek, yaşanılan olayı kendine mal etmemektir. (Hak edecek ne yaptım dememektir.)

– Affetmek, davranışın, yapanın kendisiyle alakalı olduğunu kabul etmektir.

– Affetmek, barışmak değildir. Affederek de onunla iletişimimizi bitirebiliriz.

– Affetmek, unutmak değildir. Zaten zihnimiz yaşanılan hiç bir şeyi unutamaz.

– Affetmek, zayıflık değildir. Bir olay asla bizi yıkamaz. Kandırılmamız, aldatılmamız, hakaret uğramamız vs. insanoğlu her şeyle başa çıkacak potansiyele sahiptir. Olayın bizi kontrolüne almasına izin vermemeliyiz.

– Affetmek, olayın farkında olmak, ama bunun etkisinden çıkmaktır. Hayat boyu bizi etkilemesine izin vermemektir.

– Affetmek, kişinin hata yaptığında affedilmesini sağlar. Affet ki affedilesin.

– Affetmek zordur ama mümkündür ve gereklidir

– Affetmek için kendimizi zorlamamalıyız. Affetmek çünkü bir süreçtir hemen karar verilemez.

– Affetmek, erdemdir. Egoya yenik düşmemektir.

– Kendi mutluluğun ve yüklerden kurtulmak için affet

– Affetmek dinen emredilmiştir. (Affeden Allah’tır, insan ise Allah’a tabi olarak ve O’nun ahlakını taklit ederek affeder.)

Çünkü varlıkta hak sahibi olan mülkün sahibi de olan Allah’tır. İnsan gerçekte hak sahibi değildir. Bizim affedici olmamız esas itibarıyla bir lütuf değil, haddimizi bilmek demektir. (E.Demirli)

A’RÂF – 199.ayeti. “Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.”

Evlilik ve İlişki Terapisti Serhat Yabancı

KAYNAK : http://www.kadinvekadin.net/onu_kendiniz_icin_affedin.html

Ruya Bayrak

Cevap yaz